EKONOMİ
Giriş Tarihi : 22-04-2022 17:35

Emekli ve işçilere temmuz ayı müjdesi verildi!

Bakan Bilgin, yaptığı açıklamalar ile temmuz ayında yapılması konuşulan 2. zamlar için olumlu konuştu.

Emekli ve işçilere temmuz ayı müjdesi verildi!

Bakan Bilgin, yaptığı açıklamalar ile temmuz ayında yapılması konuşulan 2. zamlar için olumlu konuştu.

 

Çalışma ve Sosyal Emniyet Bakanı Vedat Bilgin, Süleyman Demirel Kongre Merkezi'nde düzenlenen Isparta Valiliği İl Özel İdare çalışanları iftar programında, Türkiye'nin, her köşesi, köyüyle, şehriyle zenginliklerle dolu bir ülke olduğunu söyledi.

Ülkenin en büyük zenginliğinin insanları olduğuna ilgi çeken Bilgin, insanların geleceği ümitle baktığını, bu topraklarda bin senedir yaşamanın bilincinde olduklarını kaydetti.

Bilgin, bu milletin çocuğu olmanın, içerisinde yaşamanın, politikaçisi olmanın gurur verici olduğunu dile getirerek, "Bizim vazifiyetimiz sizlere hizmet etmektir." dedi.

İşçilerin, çalışanların, memurların, emeklilerin çalışma hayatının mühim sosyal ortakları olduğunu açıklayan Bilgin, Türkiye'nin her bölümünde gereksinimi olan tüm vatandaşların greksinimlerini karşılamak üzere görevli olduklarının bilinciyle hareket ettiklerini vurguladı.

Bilgin, devlet anlayışlarının milletle birlik olmak olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Devletin birinci vazifiyeti bağımsızlığını ilelebet sürdürmek, ikinci vazifiyeti ise milletine hizmet etmektir. Biz devlet adamları, politikaçiler, milletvekilleri, bakanlar milletimize hizmet ettiğimiz vakit güçlüyüzdür. Milletten gücümüzü alırız. Bu bakış açısıyla Türkiye'nin hizmetinde olduğumuzu Isparta'dan da açıkça ifade etmek istiyoruz. Bunun manası şu, sizin hangi istekleriniz varsa o istekleri karşılamaya hazırız. Biz kendi bildiğimizi okuyan, kendi bildiğimizi yapan değil, milletin isteklerini kendi bildiğimizle yoğurarak, politikae dönüştüren bir politika anlayışına sahibiz."

Çalışma hayatının bir diğer yönünün çalışanların ekonomik ve sosyal haklarını güvenliğini sağlamak olduğuna işaret eden Bilgin, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

"Bildiğiniz gibi geçen sene hem kamu çalışanlarıyla hem de işçilerimizle iki büyük toplu sözleşme yaptık. Bu toplu sözleşmelerde çalışanlarımıza geniş haklar sunduk. Daha evvelce hiçbir toplu sözleşme maddesine konmayan hakları koyduk. Bu isteği gerçekleştirdiğimiz, emekçilerimizin beklentilerini karşıladığımız amacıyla mutluyuz. Ama hepimiz biliyoruz çok tarihsel olarak insanlığın fakat birkaç yüzseneda yaşayacağı bir olayla karşı karşıyayız. Bu da salgın hastalık dönemidir. Bu salgının birkaç sorunu oldu. Birincisi sıhhat problemleri ve sıhhat harcamalarının meydana çıkardığı maliyetlerdir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti sıhhat konusu ile ilgili yeryüzünde pandemi sürecinde ayakta kalan, bu süreçte sıhhat hizmetini başarı ile yöneten birkaç ülkeden birisidir. Belki de birinci sırada yer alan ülkedir. Küçücük Avrupa ülkelerini ya da uzak Asya ülkelerini Türkiye'ye numune gösterenler sonra utandılar. Çünkü 85 milyonuna bedava sıhhat hizmeti sunan, özel hastaneleri bedavae açan pandemi sürecinde diğer bir ülke yok. Bunu Türkiye Cumhuriyeti başardı."

Çalışma şartlarının bozulduğu ortamda Türkiye Cumhuriyeti'nin çalışanlarının ücretlerini de ödediğini dile getiren Bilgin, "Dolayısıyla biz sıhhat düzeneğinin yanı sıra sosyal servislerle de hizmetlerle de bu süreçte insanlarımızın hizmetine koştuk. Salgın sürecini kolaylıkla rehabilite edebilmek amacıyla esnaftan işçiye, işverene çoğu destek sunduk. Sadece bakanlığımız içeriğinde verdiğimiz bu desteklerin mali portresi aşağı yukarı 70 milyar lira civarındadır. " dedi.

İŞÇİLER, KAMU ÇALIŞANLARI, MEMURLAR VE EMEKLİLER
Enflasyonist ortamda çalışanları ve emeklileri korumaya çalıştıklarına ilgi çeken Bilgin, şunları kaydetti:

"Isparta'dan bir haberi vermek istiyorum. Genellikle enflasyon sürecinin tahribatlarına karşı önümüzdeki temmuz ayında tekrar işçilerimizi, kamu çalışanları, memurları ve emeklilerimizi koruyacak düzenlemeleri yapacağımızın haberini vermek istiyorum. Bildiğiniz gibi geçen sene başında Sayın Cumhurdiğernımızın açıkladığı politikaler ile biz en düşük emekli aylığını 1500 liradan 2500 liraya getirmiştik. Hem de yüzde 30'un üzerinde enflasyon farkını sahibi olan bir artış gerçekleştirmiştik. Temmuz ayında da emeklilerimizi koruyacak aynısı bir düzenlemeyi, şuandan haberini sizlere vermek istiyorum. Enflasyonun, günümüz ekonomik şartların ağır yükünü biliyoruz. Bu ağır yükün mühim bir alanı bildiğiniz gibi Türkiye'nin enerji gereksiniminı karşılamaktan geliyor. Türkiye aşağı yukarı 50 milyar dolar petrol, natural gaz, enerji ithal ediyor ama buna karşın bu yükün milletimize yansımaması amacıyla elinden geleni yapıyor. Doğal gazda evlere, ufak esnafa aynı şekilde petrolde ciddi sübvansiyon uygulamalarıyla bunu hafifletmeye çalışıyoruz ama enerji maliyetlerinin yüksekliğine karşı bunun yetersiz kaldığının farkındayız. Bunun amacıyla asgari ücrete, emeklilere yaptığımız zammın, toplu sözleşmelerde verdiğimiz değerlerin artış oranlarının erimemesi amacıyla ilk olarak enflasyonu denetim altına alarak bu inanılmaz süreçte sosyal koruyucu tedbirleri, politikaları uygulamaya devam edeceğiz."

Asgari ücreti de Aralıkta tekrar gündeme alacaklarını bildiren Bilgin, "O tarih geldiği vakit tüm bu şartları öneme alarak tekrar asgari ücreti değerlendirirken de Türkiye'nin çalışanlarını koruyacak bir civarda belirleyeceğimizi şuandan ifade etmek isterim." ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE'NİN REFAHINI ARTIRARAK ENFLASYONU YENME KONUSUNDA KARARLIYIZ"
Ekonomik şartların tüm insanların, çalışanların üzerinde bir baskı oluşturduğuna değinen Bilgin, "İnanın bunu aşacak güce sahibiz, bunu aşacak güç Türkiye'nin üretim gücüdür. Türkiye, sanayisinin en kötü saatinde yüzde 13 büyüyerek bu süreçten nasıl çıkılacağının, çarkların dönerek Türkiye'nin üretim gücünü artırarak çıkacağının numunelerini vermektedir. Dolayısıyla geleceğe karşı katiyen endişe duymuyoruz. Sorunumuz enflasyon, enflasyonist gidişatı denetim altına almak. Bunu üretim artışıyla, dışsatımtan değer transferiyle, Türkiye'nin üretim ve dışsatım gücüyle, Türkiye'nin refahını artırarak enflasyonu yenme konusu ile ilgili kararlıyız. Dolayısıyla gelecekten endişemiz yok, uyguladığımız politikalar konusu ile ilgili güvenimiz var. Enflasyonun çalışanların emeğini olumsuz etkilemesine karşı da sosyal politika tedbirlerinden de katiyen vazgeçmeyeceğiz." diye konuştu.

Bilgin, Türkiye'nin tüm bu şartlara ve bölümde başlayan bir savaşın getirdiği, ekonomik, mali, jeopolitik yükleri üstlenmesine karşın önündeki hedeflerine yürümekte kararlı olduğunu altını çizen Bilgin, "Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Türkiye hem ekonomideki problemleri hem de jeopolitiğin getirdiği zorunlulukları karşılayacak bir ülkedir. Türkiye büyük bir ülkenin adıdır. Türk milleti büyük bir millettir. Büyük Türkiye yolunda ilerlemememizi ne içeride ne de dışarıda kimse engelleyemez." ifadelerini kullandı. .

Kinem DemirKinem Demir