BİYOGRAFİ
Giriş Tarihi : 30-05-2021 16:39   Güncelleme : 30-05-2021 16:39

Hz. Muhammed'in ölüm tarihi ve yaşananlar...

Hz. İsa ve diğer peygamberlerin daha sonradan tahrif edilmiş tektanrılı dinlerini onaran ve tamamlayan Allah'ın insanlara gönderdiği son peygamber olmuştur. İşte Hz. Muhammed'in ölüm tarihi ve yaşananlar...

Hz. Muhammed'in ölüm tarihi ve yaşananlar...

Hz. İsa ve diğer peygamberlerin daha sonradan tahrif edilmiş tektanrılı dinlerini onaran ve tamamlayan Allah'ın insanlara gönderdiği son peygamber olmuştur. İşte Hz. Muhammed'in ölüm tarihi ve yaşananlar...

MS 570 civarında Arap şehri Mekke'de doğan Hz. Muhammed, hayatının ilk yıllarında hem öksüz hem yetim kalınca amcası Ebu Talib'in koruması altında büyüdü. Kırk yaşında, düzenli olarak bazı geceler inzivaya çekildiği Hira mağarasındayken Cebrail'in kendisine gelerek Allah'ın ilk vahyini ilettiğini duyurdu. İnsanları İslam’a çağırdığında Hz. Muhammed kendisine az sayıda destekçi buldu ve kimi Mekkeli kabilelerin düşmanlıklarıyla karşı karşıya kaldı. Kendisine ve kendi inancını benimseyenlere yapılan eziyetten kaçmak için ilk önce bazı Müslümanları Habeşistan'a gönderdi, 622'de ise destekçileriyle birlikte Medine'ye göç etti. Hicret adı verilen bu olay, daha sonradan Hicrî takvim olarak da bilinen İslami takvimin başlangıcı kabul edildi. Medine'ye geldiğinde Muhammed, Medine Sözleşmesi ile birlikte kabileleri tek bir çatı altında topladı. Mekkeli kabileler ile aralıklarla sekiz yıl süren çatışmaların ardından bir Müslüman ordusu kurarak 630'da Mekke'yi ele geçirdi. 632'de Veda Haccı'nı tamamladıktan birkaç ay sonra hastalandı ve hayatını kaybetti. 8 Haziran Peygamberimizin vefatı - Veda Hutbesi metni
8 HAZİRAN PEYGAMBERİMİZİN VEFATI
632 yılının Mart ayında (9 Zilhicce) arefe günü 100.000 den fazla Müslüman'a Arafat vadisindeki Rahmet Dağı'nda verdiği son hitabesine veda hutbesi denir.
Veda Haccı'ndan sonra Medine'ye dönen Muhammed kısa bir süre sonra hastalandı. Son anlarında Aişe ve kızları yanındaydı. Rivayete göre Muhammed, ölümü öncesinde hastalığının en şiddetli anlarında kâğıt-kalem getirilmesini istedi. Müslümanların yollarını şaşırmamaları için bir yazı yazdıracağını söyledi. Ancak daha sonra bundan vazgeçti.
Hayatını kaybetmeden bir süre önce Müslümanlara seslenerek hutbeyi okudu.
Son tavsiyesi "Ellerinizdeki kölelerinize iyi davranınız, namaza dikkat ve devam ediniz!" şeklinde oldu. Başı Aişe'nin göğsüne dayalı şekilde kelime-i şehadet getirdi. Ağzından dökülen son cümle "Allahümme er-refikül ala..." (Türkçe "En yüce dosta" olarak çevrilebilir.) şeklindeydi. Bu şekilde 8 Haziran 632'de hayatını kaybetti. Mescid-i Nebevî'nin yanında bulunan Aişe'nin evine defnedildi.Muhammed'in ölümünden sonra dokuz eşinden hiçbiri evlenmeyi tercih etmedi. Kur'an'da Muhammed'in eşleri müminlerin anneleri sayıldığı için, Muhammed'in ölümü sonrasında onlarla müminlerin evlenmesi doğru görülmedi. "Peygamber, müminlere kendi nefislerinden önce gelir. O'nun hanımları da onların analarıdır.” (Ahzab Suresi: 6) 
Muhammed'in ölümü sonrasında İslam'dan kabileler halinde kitlesel geri dönüşler yaşandı. Müslümanların yönetilmesi için Halife seçilen Ebu Bekir ordusuyla bu kabilelerin üzerine yürüdü ve onlarla ridde savaşları adı verilen savaşlar yaptı.
Muhammed'in ölümü ile ilgili suikast de yapıldığına dair öne sürülen iddialara kanıt olarak Buhari'de geçen Ledüd Hadisi üzerinde durulur.
Muhammed ayrıca geride önemli miktarda arazi ve mal varlığı bıraktı. Bunların en öne çıkanı tartışmaların da odağında olan Fedek Arazisi'dir. Muhammed'in ölümü sonrası Fatıma bu arazileri Halife Ebu Bekir'den istedi. Ebu Bekir, bu mal ve arazilerin Peygamber tarafından halkın yararına idare edilen devlete ait kamu malları olduğu gerekçesiyle bu isteği geri çevirmiştir. Eşi Fatıma'nın ölümünden sonra Ali, Fatıma'nın peygamberin mirasından payını almak için tekrar başvurdu ancak başvurusu aynı nedenlerle bir kez daha reddedildi. Bununla birlikte Ebu Bekir'den halifeliği devralan Ömer, Medine'deki arazileri Muhammed'in kabilesi Haşimoğulları adına Ali ve Abbâs'a verdi; Hayber ve Fedek Arazisi'ni ise devlet malı saydı.