KİMDİR
Giriş Tarihi : 04-05-2021 00:19   Güncelleme : 04-05-2021 00:19

Neşet Ertaş kaç yaşında, nereli? Neşet Ertaş neden öldü?

Radyoda seslendirdiği türü ile tanınan Neşet Ertaş kimdir, türküleri neler, neden öldü?

Neşet Ertaş kaç yaşında, nereli? Neşet Ertaş neden öldü?

Radyoda seslendirdiği türü ile tanınan Neşet Ertaş kimdir, türküleri neler, neden öldü?

Ünlü halk ozanı, 1938 yılında Kırşehir'e bağlı Çiçekdağı'nın Kırtıllar köyünde dünyaya geldi. Babası abdal geleneğinin temsilcisi bir bağlama ustası Muharrem Ertaş'tır. Küçük yaşta babasının yanında zil, cümbüş, darbuka çaldı. Sekiz yaşında ailesi ile birlikte Kırtıllar köyünden taşınarak İbikli köyüne yerleşti. 12 yaşındayken annesi Döne'yi kaybetti. Babası ve kardeşleri ile bir süre göçebe bir hayat sürdüler. Babası Muharrem Ertaş, İç Anadolu Bölgesi'ndeki Yozgat'ın Kırıksoku köyünden "Arzu" isminde bir hanımla ikinci evliliğini yaptı ve bir süre onun köyünde yaşadılar; daha sonra Yozgat'ın Yerköy ilçesine yerleştiler. Kırşehir, Yozgat ve ardından iki yıl Kırıkkale'de yaşadılar.

Neşet Ertaş, ilkokula gittiği bu dönemde önce keman, sonra da bağlama çalmayı öğrendi. Babası Muharrem Ertaş ile birlikte yörenin düğünlerinde sazı ile türküler söyledi. 1950'li yılların başlarında TRT Ankara Radyosu'nda canlı olarak yayımlanan, Muzaffer Sarısözen'in yönettiği "Yurttan Sesler" programında, "Geleli gülmedim ben bu cihanaé adlı bozlağı solo çalıp okumasından sonra Neşet Ertaş'ın adı ülke genelinde duyuldu. 1970'li yılların ortalarına kadar devam eden yirmi yılı aşkın süre boyunca on beş günde bir “misafir mahallî sanatçı” sıfatıyla Ankara Radyosu’na çağrılarak on beşer dakikalık solo bantlar yaptı.

1957 yılının sonunda İstanbul'a giderek ilk kayıtlarını babasının türküleri ile yaptı. Babasının Neden Garip Garip Ötersin Bülbül türküsünün adını taşıyan ilk taş plağını, diğer plakları ve halk konserleri takip etti. İki yıl İstanbul'da çalıştıktan sonra sahne hayatına Ankara'da gazinoda çıkmaya başladı. Askerlikten döndükten sonra Ankara'da çalıştığı gazinoda tanıştığı Leyla isminde bir kızla tanışıp evlendi. Babası ile arasının bozulduğu bu dönemde onunla türküler aracılığıyla iletişim kurdu. Neşet Ertaş ve Leyla Ertaş'ın bu evlilikten Döne ve Canan adında iki kız ile Hüseyin adında bir erkek çocukları oldu. Yedi yıl evli kaldıktan sonra 1970'lerin başlarında ayrıldılar. "Cahildim dünyanın rengine kandım" türküsünü evliliğini bitmesi üzerine söyledi. 1969’da Almanya’da verdiği bir konser sonrası Türkiye’ye dönerken ehliyetsiz otomobil kullanmaktan dolayı Yugoslavya’da 3 ay hapse mahkûm olan Ertaş, "Hapishanelere Güneş Doğmuyor" türküsünü bu sırada besteledi. Hapishanede olduğunu öğrenen Yaşar Kemal'in kendisine "İnce Memed romanını gönderip kapağına "Bozkırın Tezenesi. Geçmiş olsun" diye yazmasından sonra Ertaş hayranları tarafından "Bozkırın Tezenesi" olarak anılmaya başlandı.

Neşet Ertaş, 1979-2003 yıllarında Almanya'da kaldı. Önce Berlin'e, sonra Köln'e yerleşti. Avrupa ülkelerinde Türk işçilerin yoğun yaşadığı hemen hemen tüm şehirlerde konserler verdi. Almanya yıllarında 20 civarında kaset çıkardı. Çoğunlukla söz ve müziği kendisine ait türküler seslendirdi. Seslendirdiği diğer eserler babası Muharrem Ertaş’tan kalanlar türkülerle söz ve müziği anonim olan çoğu Orta Anadolu yöresine ait çeşitli türküler, bozlaklar, oyun havaları ve halay ezgilerdi.

Sanatçı, 2000 yılında İstanbul'da Harbiye Açık Hava Tiyatrosu'nda verdiği konserle sahneye geri döndü. 2002'de devrin cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından kendisine takdim edilmek istenilen devlet sanatçısı ünvanını geri çevirdi. 2003 yılında Türkiye'ye dönerek İzmir'e yerleşti. 2006 yılında TBMM Üstün Hizmet Ödülü'nde değer görüldü.  2009 yılında Unesco Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi kapsamında yapılan ulusal envanterlerden Yaşayan İnsan Hazineleri Türkiye Ulusal Envanterine alınarak yaşayan insan hazinesi kabul edilen Ertaş, 25 Nisan 2011 tarihinde İTÜ Devlet Konservatuvarı tarafından fahri doktora ödülüne layık görüldü. Bağlamadaki tavrı ve türküleri konservatuvarlarda ders olarak okutuldu.

NEDEN ÖLDÜ?

25 Eylül 2012 tarihinde İzmir'de tedavi gördüğü hastanede ileri evrede prostat kanseri nedeniyle hayatını kaybeden Ertaş, Kırşehir Bağbaşı Mezarlığı'nda babası Muharrem Ertaş'ın mezarı yanına defnedildi. Mezar taşında ''Sakin ol ha, insanoğlu. İncitme canı, her can bir kalp, Hakk'a bağlı. İncitme canı, incitme.'' yazılıdır.

TÜRKÜLERİ

Tek parçalar

Çoban
Hareli Gelin
Diloylu Halay Havası
Varıp Bir Kız On Yaşına Değince
Şeytanın Atına Binip Yeldirme
Bir Leyla Misali
Yardan Tatlısı Bulunmaz
Engeller Koymuyor Yar Sana Varsam
Ceylan
Vefasız Yar Aşkına (vay bana vah bana)
Kıbrıs Destanı (Kıbrıs Barış Harekâtından Sonra Yazmış Olduğu Türküsü)
Giyindim Kuşandım Gittim Düğüne
Aşk Elinden Ağlayan
Sar Leyla Leyla (ayrıldığı karısına yazmıştır)
Hasta Düştüm
Tor Şahin Misali
Uyma Sakın
Yolcu (Bu dünyaya gelen yolcu)

Albümleri

1957 - Neden Garip Garip Ötersin Bülbül
1960 - Gitme Leylam
1979 - Türküler Yolcu
1985 - Sazlı Oyun Havaları
1987 - Türkülerle Yaşayan Efsane Deyişler Bozlaklar Türküler
1988 - Gönül Ne Gezersin Seyran Yerinde
1988 - Kendim Ettim Kendim Buldum
1988 - Kibar Kız
1989 - Hapishanelere Güneş Doğmuyor
1989 - Sazlı Sözlü Oyun Havaları
1990 - Gel Gayri Gel
1992 - Şirin Kırşehir
1993 - Kova Kova İndirdiler Yazıya
1995 - Seçmeler 2
1995 - Seçmeler 3
1995 - Seher Vakti
1995 - Altın Ezgiler 3
1995 - Benim Yurdum
1997 - Nostalji 1
1998 - Ölmeyen Türküler 2
1999 - Ölmeyen Türküler 3
1998 - Gönül Yarası